By | Eyl 13, 2012
[Toplam:1    Ortalama:1/5]

Bayanlar için herşey bir yana, alışveriş ve moda bir yana. Birde indirimli alışveriş olduğunda hayır denilemez bir hal alıyor. İnternet ve online alışverişin gelişmesi ve hızla büyümesi ile artık moda ve alışveriş kültürüde ülkemizde değişti.

Mağazalarda gezip zaman harcayarak yapılan alışverişlerin yerini online mağazalar veya indirimli satış sitelerinden alışverişler aldı.

Birde modayı yakından takip etmek lazım. Yeni trendler, yeni stiller, sokak modası, saç ve makyaj dünyası, ünlüler dünyası diye uzayıp gidiyor.. Böyle durumlarda moda blogları aranan kan gibi ihtiyacı karşılıyor. Güncel haberler, yeni stiller, trendler, fotoğraflar ve özgün yazılar hepsi bir arada.

 

 

Alışveriş Cini bu bahsettiğimiz moda bloglarından bir tanesi. Ocak 2009’dan bu yana yayında olan alışveriş cini modayla ve alışverişle ilgili her şey, indirim takibi, en yeni trendler, sokak modası fotoğrafları, ünlüler dünyası, saç makyaj güzellik ipuçları ve daha birçok konuya blogda yer vermektedir.

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu olan alışveriş cini 2009 yılında başladığı blog hayatında ilgi çekici yazılarıyla ve sosyal medya’nın da gücünü kullanarak hızlı bir yükseliş gösterdi. İlk başarısını 2010 yılında En iyi Blog ödülünü alarak gösteren alışveriş cini facebook, twitter ve instagram’da takipçilerinin artışı ile birlikte moda konusunda tanınır biri oldu. Gittiği tatillerde, önemli moda etkinliklerinde aldığı özel davetler ile burada gördüklerini blogunda paylaşıyor.

Alışveriş cini e-posta yoluyla kendisine ulaştırdığımız sorular ile bizlere başarı öyküsünden bahsedecek.

Blog yazmaya karar vermeden önce moda ile şimdiki kadar ilgileniyormuydun ? Bilgiyasar Mühendisliği okudun fakat moda üzerine yoğunlaştın. Farklı bir alan tercih etmenin sebebi nedir ?
Modayı, alışverişi, giyinmeyi ve ayakkabıları hep sevdim ama blog yazmadan önce moda hayatımda bu kadar geniş yer kaplıyor muydu? Hayır. Boğaziçi’nde bilgisayar mühendisliği okudum ama kendimi hiçbir zaman yazılımcı ya da teknik  biri gibi göremedim. Sayısal ve sözel yönlerimin eşit ağırlıkta güçlü olduğunu düşünüyorum. Rakamlarla boğuşmayı ve analitik düşünmeyi sevdiğim kadar kelimeler arasında kaybolmayı ve girilikleri de seviyorum. Ayrıca normal işimden böyle alakasız bir alanda hobimin olması benim için çok daha keyifli.

Alışveriş ve Moda’nın hayatındaki yeri ve önemi ?

Şu anda blogum dolayısıyla hayatımda geniş bir yer kaplıyorlar. Tabii ki moda ve alışveriş bir insanın birinci önceliği olmamalı ama ilk izlenim denen şeyin, hem kendimizle hem de diğer insanlarla olan ilişkimizi çok değiştirdiğini düşünüyorum.  Bu konuda da stilimiz ve giydiklerimiz aslında dolaylı olarak hepimizin hayatında önemli bir rol oynuyor diyebiliriz, farkında olsak da olmasak da.

Blog hayatına ilk başladığın gün ile bugün geldiğin noktayı nasıl değerlendiriyorsun ? Başlangıçtan 2 yıl sonra “en iyi moda blogu”  ödülünü aldın. Bu kadar kısa sürede başarılı olacağını düşünüyormuyudun ?

Bu işin bu noktalara geleceğini ve bu kadar büyüyeceğini tabi ki başlangıçta ben de hiç tahmin etmemiştim. Sadece kendime yeni bir uğraşı ve hobi buldum diye seviniyordum. Yazmaya ve daha da önemlisi birileri beni bir şekilde bulup yazdıklarımı okumaya başladıkça blogu çok daha keyif alarak ve kendimi gün be gün geliştirerek yazmaya devam ettim. Başladıktan 1 yıl sonra en iyi moda blogu ödülünü aldım ve bu da beni inanılmaz motive etti. Sonrasında blog yazarlığının Türkiye’de popüler olmasıyla da beraber Alışveriş Cini çok büyüdü. Başlarda böyle bir amacım, düşüncem, hayalim bile yoktu aslında diyebilirim.

Bloguna günlük ne kadar vakit ayırıyorsun ve ortalam kaç ziyaretçi geliyor ?

Tam bir vakit söyleyemem çünkü blog benim hayatımda 24 saat var. Her dakika telefon elimde ya Twitter’da ya Facebook’ta ya Instagram’da bir şeyler paylaşıyorum, başkalarının paylaştıklarını takip ediyorum. Bu zamanları da doğrusu saymıyorum, saymaya gerek duymuyorum, çünkü keyif alarak ve yapmak istediğim için yaptığım şeyler. Ortalama 4500-5000 ziyaretçi her gün Alışveriş Cini okuyor.

Blog, Facebook, Twitter ve İnstagram. Hepsine ayrı vakit ayırıp, ayrı içerikler paylaşıyorsun. Bunların haricinde başka düzenli olarak kullandığın sosyal ağ veya yazı yazdığın bir gazete/dergi var mı ?

Her hafta düzenli olarak mahmure.com‘da yazıyorum. Onun dışında arada bir Pinterest ve Path’e de vakit ayırıyorum.

Gün içinde yapacakların için öncesinde bir zaman planlaması yapıyormusun ?

İşte bu benim en çok zorladığım konu! Çoğu zaman yapacak o kadar farklı farklı ve çok işim oluyor ki, hangisinden başlayacağımı düşünmekten hiçbirini yapamadığımı fark ediyorum. Bu konuda düzenli olmak, haftanın her gününü, hatta günün her saatini planlamak işe yarıyor ama dağınık bir insan olarak bunu çok uzun süre yapamıyorum.

Bir süredir seni İnstagram’dan takip ediyorum ve yurt dışına gezilerin çok fazla oluyor. Bu gezilerde gideceğin yerleri neye göre seçiyorsun ?

Benim yurt dışındaki gezilerim, genellikle iş gezileri. Yani ben seçmiyorum, seçsem her seferinde hiç gitmediğim başka yerleri görmek isterdim. Tatil amaçlı gittiğim ve kendim seçtiğim son dönemde bir tek İtalya var. İtalyanları sevdiğim, orada çok yapacak şey olduğunu bildiğim ve tabi ki İtalyan mutfağına bayıldığım için gitmek istedim.

Vaz geçemediğin ve artık senin bir parçan haline gelmiş eşya/cihaz(lar) ?

Sanırım iPhone’uma bağımlıyım. Onu evde unutursam ya da şarjı biterse kendimi eksik kalmış gibi hissediyorum. Bazı ayakkabılarımı, deri pantolon ve deri ceketimi de vazgeçemediklerim arasına koyabilirim.

Gezilere tek başınamı gidiyorsun ?

Çoğu zaman iş arkadaşlarımla gidiyorum.

Bu zamana kadar kaç ülke gezdin ? En beğendiğin ve defalarca giderim dediğin yer var mı ?

Bir sayayım… Amerika, İtalya, İspanya, Lübnan, Yunanistan, Polonya, Hollanda, İsviçre, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, KKTC yani 12 ülke olmuş. Daha gidecek çoook yer var :) Genel olarak seyahat etmeye bayıldığım için bunların hepsine tekar gidebilirim ama Madrid, Paris bir de Los Angeles benim için özel. Bu üçünden sıkılmam.

Bu gezilerde başından geçen ve unutamadığı en ilginç olay nedir ?

Paris’te bavulum kaybolmuştu ve iki gün boyunca bavulsuz kaldım. İlk gün saat geç olduğu için alışveriş de yapamamıştım ve kıyafet olarak sadece üzerimde yolculukta giydiğim pembe eşofman altım vardı. O halde barlarda sabah kadar dans etmiş ve Paris’teki en eğlenceli gecemi geçirmiştim. Komikti :)

Son zamanların moda üzerine büyük bir çıkış yapan ve en popüler günlerini yaşayan sosyal paylaşım ağı Pinterest hakkında ne düşünüyorsun ? Paylaşımlarını burada da yapmayı düşünüyormusun ?

Pinterest kullanıyorum aslında ama diğerleri kadar sık değil. Seviyorum orayı da, çok orijinal ve gerçekten ilham verici şeyler buluyorum. Herhalde diğerleri yeterince vaktimi aldığı için ona o kadar çok zaman ayıramıyorum, her gün bakmasam da olur diyorum.

Blogunda Cin Cevap, Still Rehberi ve Ne Giydim gibi kategorilerde bir nevi still danışmanlığı yapıyorsun. Bu konuda profesyonel danışmanlık teklifi aldn mı veya yapmayı düşünüyormusun ?

Blogda okuyucularla interaktif paylaşımlar yapmayı çok seviyorum, böylesi çok daha eğlenceli oluyor. Stil danışmanlığı konusunda zaman zaman markalarla iş birliklerim oluyor. Çok da keyifle yaptığım, sevdiğim bir iş.

Moda ve still konusunda en başarılı gördüğün kişiler kimler ?

Jennifer Aniston’ın ve Charlize Theron’un duruşunu seviyorum. Kate Moss bence “moda ikonu” ünvanını en hakkıyla taşıyan isim. Olivia Palermo ve Alexa Chung’ın stilleri çok başarılı. Türkiye’de de Ece Sükan’ı çok beğeniyorum.

..ve son olarak moda üzerine blog yazmaya yeni başlamak isteyenlere tavsiyelerin neler olacaktır ? Bana da sosyal medya üzerine yeni başlayanlar hep bu soruyu soruyorlar :)

Evet bu soruyu ben de pek çok kez cevapladım :) Hep aynı şeyleri söylüyorum aslında, nacizane tavsiyelerim ne blogu olursa olsun bir tarzı olmalı. Oluşturdukları ve düzene oturttukları bu tarz ve konseptin dışına pek çıkmamaya gayret etmeliler ki okuyucu blogunuza ne için geldiyse blogunuzda onu bulsun. Sonra mutlaka özgün fikirler, yaratcı projeler olmalı, bir şekilde diğer bloglardan farklı olmalı. İçerik yönü çok kuvvetli ve kaliteli olmalı, hem yazılar hem de görseller. Türkçe’nin doğru kullanımına dikkat edilmeli, benim için bu çok önemli bir kriter. Facebook, Twitter gibi diğer sosyal medya mecralarda da aktif olunmalı. Okuyucularla iletişim, blogları diğer web sitelerinden veya dergilerden ayıran en önemli fark. Tabi ki buna çok özen göstermeli. Ve en önemlisi sosyal medyanın en önemli özelliği “samimiyet” asla kaybedilmemeli.

 

Alışveri cini’ni sosyal ağlarda takip etmek isterseniz;

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 1 =