By | May 28, 2015
[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Bir çok girşimci dünyamıza giriyor. Özellikle artık biri girişimci olacak sa bu kesinlikle bilgisayar dünyasında olacak. Bu doğrultuda herkes girişimcilerin başarı veya başarısızlık hikayelerini merak ediyor. Başarısızlık hikayelerini de sıralamak gerekirse bir çok mevcut. Ve belki de bazen başarı hikayelerinden daha etkili bir ders oluyor başarısızlık hikayeleri.

Başarısızlık veya başarı hikayelerinin yanısıra bir önemli konu da “büyük kararlar” konusunda içerikleridir. Biraz ilginç bir tabir oldu kabul ediyorum ama büyük girişimcilerin işleri hakkında aldıkları önemli kararlar ve bu kararların arkasında yatan gerçekleri genç girişimcilerle paylaşması oldukça önemli bir konu.

Bu konuda sanırım uzun yıllar oldukça önemli bir örnek olacak Snapchat’in CEO’su Evan Spiegel olacak. Şirketi neden Facebook’a satmadığını California’da bir okulun mezuniyet töreninde açıklamış. Kesinlikle dinlenmesi gereken şeyler. Özellikle 1990 doğumlu bir gencin söylediği bu yorumlar elbette her iş bilir insanın dikkatini çekmeyi başarmıştır. Gerçekten dikkat edilmesi gereken ve kulak açılması gereken bu konuşmayı sizlerle paylaşmak isterim.

10 dakikalık konuşmasında, Spiegel, Facebook‘un resmi olarak kapısını çalmasına rağmen neden Snapchat‘i satmadığını anlattı. Ve anlatırken kullandığı sözcükler ve ağzından dökülen kelimeler duyulmaya değerdi.

Spiegel ”Bir soruyla çok sık karşılaşıyorum” dedi ve bu soruyu ve ardından gelen yorumları ekledi : ”Neden şirketinizi satmıyorsunuz? Para kazanmıyor bile. Bu bir çılgınlık, şu anda bir teknede olabilirdiniz. Kim tekneleri sevmezki. Sizin sorununuz ne?” Sonuç olarak hiç para kazanmayan bir şirketi neden satmaz ki insan diye düşünüyor herkes. Ama kimse neden hiç bir para kazanmayan bu şirketi Facebook neden satın almak istiyor diye düşünmüyor.

Spiegel ayrıca, insanların kendini ve kurucu ortağı Bobby Murphy’yi, genelde milenyum doğumluları tanımlamak için kullanılan yetki düşkünü veya ”Kibirli” olarak gördüklerini belirtti.

”Şey, aslında bu doğru” diyerek kabul etti bunları Spiegel ve ekledi: ”Bizim bir yetki duygumuz var, bir sahiplik duygusu. Çünkü en nihayetinde biz böyle bir dünyaya doğduk ve bu dünyadan da biz sorumluyuz.”

Spiegel’in belirttiğine göre, bir tekne dolusu para karşılığında bile Snapchat’i satmadığından bu yana, gerçek tutkusunu bulduğunu çok iyi biliyormuş. Ve şunu ekliyor: ”Artık şuna emin oldum ki birşeyin doğru olduğunun en hızlı kanıtı, başkalarının sizi ondan ayırmak için bir sürü para önermesidir.”

Elbette, gerisi tarihten ibaret. Spiegel ve Murphy’nin ilk gündelik mesajlaşma uygulamalarını yüklemelerinden bu yana geçen 3 yıllık süre içinde, Snapchat, 100 milyon aylık kullanıcı rapor etti ve uygulamalarını, Facebook’un teklif götürmesinin yanısıra “Poke” adlı başarısız bir uygulamayla taklit etmeye çalışmasına uzanan, gençlerin ve milenyum doğumluların birbirleriyle iletişim halinde olduğu bir dünyaya dönüştürdüler.

Herhangi bir kaydadeğer kar sağlamadığını gösteren işaretler olmasına rağmen, Snapchat’in piyasa değeri 15 milyar dolar.

Son olarak Spiegel şunu belirtiyor : ”Bir sürü hata yapacaksınız. Ben halihazırda tonlarca yaptım bile, bazıları aleni bir şekildeydi ve berbat hissettirdi. Ama bu sorun değil. Sadece yapabileceğiniz kadar hızlı bir şekilde özür dileyin ve affedilmek için dua edin.” Sonuç olarak şuan halen tam anlamıyla kaydadeğer bir para kazanmadığı düşünülen Snapchat uygulamasının bu denli büyük bir piyasa değerine sahip olması gerçekten hem ilgi çekici hem de şaşırtıcı. Yakında farklı şekillerde inanıyorum ki reklam modelleri ile snapchat te daha fazla para kazanmaya başlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 − three =